ÇOCUKLARA KOD (PROGRAMLAMA) ÖĞRETMEK IÇIN 4 ARAÇ

Dünyamız daha çok teknoloji odaklı hale geldikçe; artık çocuklarımıza bilgisayar kullanmasından çok, bilgisayarı, programları ve oynadıkları oyunları kendi kendilerine nasıl inşa edeceğini öğretmeliyiz...

BILIŞIM TEKNOLOJILERI DERSI VE ÖĞRETMENLERI HAKKINDA YANLIŞ BILINENLER

Bilişim Teknolojileri öğretmeni olarak (henüz atanamadım) söylemek istediklerimin tümüdür...

WINDOWS MOBILE 6.1, WINDOWS 7, .NET FRAMEWORK

Yine bir merak üzerine yola çıktım...

BIRAZ RENKLERLE UĞRAŞALIM : CROSS-PROGRESSING

Elimden geldiğince Paint.net ile cross-progressing yapmaya çalışacağım. Birlikte izleyelim bakalım nasıl bir sonuç çıkacak...

Blogger Tricks

16 Kasım 2012 Cuma

Yeni Bir İş

Yeni bir aşk yeni bir işakademikBirimler
Yine gülecek bir neden lazım
Yeni bir haber yeni bir kader
Bunlar için bana şans lazım
Yeni bir duruş yeni dokunuş
Tek tek keşfetmem lazım
Yeni bir hayat gerisi bayat
Kendime yeni bir ben lazım

Uzun bir aradan sonra Sertap Erener – Kendime yeni bir ben lazım ile giriş yapalım. 2 yıl süren KPSS maratonu ve ücretli öğretmenlik serüvenim son bulmuş ve bu süreç yine bana çok deneyim ve bilgi kazandırmış bulunmaktadır. KPSS yanında boş geçmediğim ALES sonucunda aldığım puan kendini hatırlattı ve Yeni bir iş kısmında etkili oldu. Sonuçta şu anda Sinop Üniversitesi’ne bağlı bir yüksek okulda Öğretim Görevlisiyim.  Yeni bir iş aslında bana hayalimdeki iş oldu. Üniversitede çalışmak ya da bilişim teknolojilerinde daha ayrıntılı konularda ders verebilecek olmak benim için çok değerliydi.

Ne diyelim, Hayırlı Olsun :) Sanırım ilerleyen zamanlarda blogum daha aktif olacak, çeşitli sınav soruları-sunumlar-çalışmalar yayınlamayı düşünüyorum. Umarım yararlı olur.

3 Eylül 2012 Pazartesi

KYK Kredi Borcu Erteletmek

Üniversitedeyken ayın 7sini beklemek gibi bir espri vardı. Her ayın 7sini bekler, kredi/burs almak için atmborc-bildirimleri önleri kalabalık olurdu. Mezun oldunuz ardından 2 yıl geçti ve aldığınız kredileri geri ödeme zamanı geldi. Ne yapacaksınız?

Eğer hala işsizseniz, SGK ile bir bağınız yoksa, yani çalışmıyorsanız, sigortanız ödenmiyorsa, borçlarınızı 1 yıl erteletebilirsiniz.

  • Borç ödeme vadesi henüz başlamayanların,
  • Borç taksitlerini aksatmadan ödeyenlerin,
  • Borçlunun, Kuruma müracaatı esnasında; Emekli Sandığı, SSK, BAĞ-KUR gibi sosyal güvenlik kuruluşu niteliğindeki başka kuruluşlarla ilişkisinin bulunmaması halinde,

ilgilinin yazılı talebi ile borç ödemesi kredi alma süresinin bitiminden itibaren endeks uygulanmak sureti ile ve birer yıllık sürelerle Kurumca uzatılmaktadır.

Dilekçenizi hazırlayıp, “Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü Kredi Dairesi Başkanlığı Cemal Gürsel Cad. No: 61 Cebeci – ANKARA” adresine iadeli taahhütlü göndermeniz gerekiyor.Dilekçeniz, sigortalı olup olmadığınız inceleniyor ve duruma göre size cevap gönderiliyor.

Dilekçe örneği;

Borc erteletme dilekce ornegi

Bu konuda çok soru aldığım için yazısını da yazayım dedim. :)

13 Temmuz 2012 Cuma

Bilişim Teknolojileri Öğretmenliği Atama Sayıları

Excel 2010 üzerinde tablolarla uğraşırken konu olarak atama sayılarını kullandım. 2008-2011 yılları arası ilk atama kontenjanları ve sayıları. MEB ve çeşitli bloglardaki sayılar üzerinden hazırlanmış olup, hatalar, eksikler  olabilir.  Tabloları incelerken bunları göz önünde bulundurunuz.

bilişim teknolojileri öğretmenliği 2008-2011 atama taban puanlarıBilişim Teknolojileri Öğretmenliği İlk Atama Sayıları

Bilişim Teknolojileri kadrolu atama taban puanları yıllara göre değişimi

8 Nisan 2012 Pazar

Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi

Birçoğumuz internet kullanıcısıyız, ama online içerik üretmede yetersiziz. Sürekli tüketiyoruz ama üretmiyoruz. Maslow’a göre henüz bilgi ihtiyacı (bilme, anlama, araştırma) basamağına bir çoğunun çıkamadığını düşünüyorum. İnternette Maslow piramidi ile ilgili Türkçe görsel aradım. İstediğim gibi olanlarına Türkçe içerikte rastlayamadım. Bu tür durumlarda ne yapıyoruz, hemen kendimiz bir tane hazırlayıp paylaşıyoruz.

Maslow Piramidi Türkçe

Maslow Piramidi Basamakları;

  • Kendini Gerçekleştirme İhtiyacı
  • Estetik İhtiyacı (simetri, düzen,güzellik)
  • Bilişsel İhtiyaçlar (bilme, anlama, araştırma)
  • Saygı ihtiyacı (yetki, statü kazanma)
  • Ait olma ve Sevgi İhtiyacı
  • Güvenlik İhtiyacı (Güvende hissetme)
  • Fiziksel İhtiyaçlar

Aslında büyüklerimiz bu piramidi bilmese de olayı çözmüşler. Önce Sağlık, sonra Aş, sonra İş, sonra Eş.

Kendinizi gerçekleştirmeniz dileğiyle,

Bilişimli Günler!

Kaynak: http://www.peakoilblues.org/blog/wp-content/uploads/2011/03/Maslowhierarchyofneeds.jpg 

19 Şubat 2012 Pazar

Program Geliştirme–Eğitim Programı Tasarımı

KPSS maratonunda koşmaya devam ederken, branşıma ait bilgileri unuttum unutacağım konuma gelmemek için, arada kendi çapımda derslerle ilgili eğitsel içerikler hazırlıyorum. (Eğer vaktim olursa ileride bir kaç animasyon da hazırlamak istiyorum.)

Bu yazıda aşağıda Program Geliştirme dersinin Eğitim Programı Tasarımı bölümü ile ilgili basit bir çalışma kağıdı hazırladım.

egitim-programi-tasarimi

KPSS döneminde biraz olsun nefes almak için böyle basit şeylerle uğraşmak güzel oluyor. Bu çalışma kağıdı, gözden geçirme, hatırlama amacıyla kullanılabilir.

20 Ocak 2012 Cuma

Facebook Zararlı mı? Onu Zararlı Yapan Biz miyiz?

Yanlış bilinenlerden birisi daha bugünlerde kafamı kurcalamaya başladı.

facebook-hayırSoru:Sosyal medya çocuklar için zararlı mı?

Cevap : Hayır zararlı değil.

Soru: O zaman neden faydalanamıyoruz?

Cevap : Çünkü Biz onu zararlı yapıyoruz.

Gelişen internet dünyasını yakalayabilmek mümkün değil. Her geçen gün yeni bir şey katılıyor hayatımıza. Gelişen ama geliştikçe de önlem alınması gereken .

Okulda öğrencilerimin Facebook hesapları olduğunu öğrendiğim gün başka bir şey daha öğrendim. Tanımadıkları insanları arkadaş listelerine ekledikleri. Mesela ünlü bir kişinin sahte hesabı gibi. Bunun ne gibi zararlar ortaya çıkaracağını daha önce burada anlatmıştım. 

Şimdi ise başka bir yönünden bahsedeceğim. Facebook’daki gruplar ve yazılar.

Çocukların katıldıkları bir çok grup var. Özellikle ilköğretim 2.kademe öğrencilerinin çevrelerinden çok etkilendiği dönemlerde, Facebook’daki gruplardan etkilenmemeleri de elde değil.

Bu gruplardaki yazılar ilk gördüğünüzde çok zararsız ve hatta siz de okuduğunuzda komik gelecek. Ama onlar açısından baktığımızda, gelişimlerini ve sosyal davranışlarını olumsuz yönde etkileyecek. O yazıları bir yaşam şekli olarak görecekler. Ne tür yazılardan mı bahsediyorum?

  • Bu Matematik Bizi Öldürüyor Hocam
  • Senelerdir okula gdip gelirim bir allahn kuluda cikip aga sen napyn kendne gel dmdi
  • Derste uyumak bir sanattır.. :)
  • Tıp okuyacak birisine neden coğrafya dersi verilir ki?
    Hastayı kaybettik ama üzülmeyin dağlar denize paralel. :)
  • Okula Alerjim Var Hocam xD
  • Acaba ders çalışsam mi ?
    A) Hayır
    B) A
    C) B
    D) C
    E) D
  • Hocam 90 Puanı Nerden Kırdınız? ;D
  • Bizde bilirdik taktir , teşekkür almayı
    Maksat ağaçlar kesilmesin ♥ :D
  • Okulda :
    (-.-) (-.-) (-.-) (-.-) (-.-) (-.-) (-.-) (-.-)
    Sınavı Duyunca:
    (O.O) (O.O) (O.O) (O.O) (O.O) (O.O)
    Sınav Sırasında:
    (←.←) (→.→) (←.←) (→.→) (←.←) (→.→)
    Hoca Gelirken:
    (↓.↓) (↓.↓) (↓.↓) (↓.↓) (↓.↓)
    Sınavın Sonunda :
    (͡๏̯͡๏) (͡๏̯͡๏) (͡๏̯͡๏) (͡๏̯͡๏) (͡๏̯͡๏) (͡๏̯͡๏) (͡๏̯͡๏)
  • Boşuna Uğraşmayın..! ~Ana Sütüyle Adam Olmayan, İnek Sütüyle Hiçbişey Olamaz Arkadaş..!!! :))

Bunları okuduk bize komik geldi ve geçtik. Çünkü biz yetişkin insanlarız. Ahlaki ve vicdani gelişimini büyük ölçüde tamamlamış, doğru ve yanlışı ayırt edebilen insanlarız.

Ama vicdan ve ahlak gelişimleri üzerinde gelişim dönemlerinde olan, çevrenin etkisini daha önemli olduğu bu dönemde bunları okuyan çocuklarımıza okulun, mesleklerin, sınavların, kitapların kötü olmadığını nasıl anlatacağız? Veli ve öğretmenler olarak bizi dinleyecekler mi? Tabii ki hayır. Burada bir zoraki kültürleme söz konusu. Reklamlar gibi düşünün. Reklamları izlediğinizde o şeyi almak istersiniz. Bir çocuğun da her gün girip 2-3 saat geçirdiği Facebook ana sayfasının bu yazılarla kaplı olduğunu düşünün.

Veliler öğretmenlere artık bu sorunlarla gelmeye başladı. Okulu sevmiyor, sınavları sevmiyor, ders çalışmıyor. Sonraki sonuç bu;

Yukarıdaki video Türkiye’de çekilmiş değil. Ama gidişatımızda bunu göstermiyor değil.

Şurada bir ayrım var dikkat etmemiz gereken. Evet çocuklarımız oyun da oynayacak, sosyal medya da kullanacak. Facebook’da da eğlence olacak ama bu türlüsü değil. Oyunlara karşı değilim, aşırılığına karşıyım. Okulla ilgili şakalara karşı değilim, bunların ciddiye alınmasına karşıyım.

Burada önemli olan bu yazıları görmeleri değil, gördükleri zaman doğru ve yanlışı ayırt edebilmeleri, şaka ile gerçeği ayırt edebilmeleri. Bize öğretmen ve velilere düşen görevler, onları incitmeden bu ayrımı ve sonuçlarını onlara anlatabilmek.

Çok ciddi bir noktadayız. Geleceğimizi şekillendirdiğimiz bir noktada çocuklara interneti yasaklayarak hiç bir şey kazanamayız. Sadece doğru kullanmayı öğretebiliriz.

Yapabileceğimiz şeylerden birisi ise özellikle Facebook’da böyle bir içeriği gördüğümüzde içeriği şikayet etmek, grubu şikayet etmek ya da spam olarak bildirmek.

6 Ocak 2012 Cuma

Yapay Zeka Ders Notları

i-robotBir zamanlar Yapay Zeka dersi almışlığım vardır. Daha öncesinde burada ders için hazırladığım karışık posteri yayınlamıştım. Hard diskte o dosya senin, bu klasör benim dolaşırken rastladım. Bazı şeyleri blogda saklamak, aradığında bulmakta kolay oluyor. Bu sebepten ötürü paylaşıyorum.

Sanırım 2. dönem için hazırladığım ders notuydu bu.

İçerdiği konular;

  • PERCEPTRONLAR
  • PERCEPTRON ÖĞRENME KURALI
  • Geri Yayılımlı Öğrenme (BACK PROPAGATION)
  • GERİ YAYILIM ALGORİTMASININ İŞLEM ADIMLARI
  • GENETİK ALGORİTMALAR
  • KROMOZOMUN ŞİFRELENMESİ (ENCODİM)
  • GEN TAKASI VE MUTASYON
  • EBEVEYN SEÇİMİ
  • KARINCA KOLONİSİ
  • BULANIK MANTIK
  • KÜME İŞLEMLERİ
  • BULANIK İLİŞKİLER

 

KPSS yerine yapay zeka dersi almayı tercih ederim bu ayrı konu tabii ki.

5 Ocak 2012 Perşembe

Çalışın Köleler

soru-isaretiYine yeni bir yıldan, yine yeni bir yazıdan merhaba.

Yıllar bizi beklemeksizin akıp geçerken ben 1-2 yıldır yerimde sayıyorum. (Hiç de sevmediğim bir durum aslında)

SSSSS’ler yakamızı bırakmadı. Köle misali çalışıyoruz hala. KPSS’ye kadar sınavlardan hiç şikayet etmemiştim. Sınavlardan şikayet etmeyi de sevmem aslında. Ama eğitim sisteminin bozuk tarafına rastladığınız anda ipler kopuyor. Üniversite’de eğitim bilimleri derslerini yeterli derece almadığımızdan dolayı, KPSS’de yerimizde saymaya devam diyoruz. Aldığım eğitimin bozuk tarafı bu oldu. Eğitim Fakültelerindeki eğitim dersleri yeterli değil. Umarım Öğretim üyeleri de bunun farkına varır.

Her neyse; gelelim dershane sistemine.

Orta büyüklükte bir ilçede yaşadığım için KPSS dershanesi konusunda sıkıntı yaşadım. Burada ki dershane öğretmenleri şehir dışından gelip gidiyorlar, (genellikle Ankara, Çorum) bu ise verimli olmuyor. Eğitim ueBilimleri zaten felsefi bir konu. –sözel derslerim hep ezberleyerek geçti- Bu kez iyi bir eğitim almak istiyorum. Geçen yıldan aklımda olan uzaktan eğitim dershane sistemine üye olmaya karar verdim. (bknz: http://www..uzaktanegitim.gen.tr) Uzaktan eğitim sistemi hakkında az çok bilgim ve deneyimim var. (6 aylık uzem deneyimi sonucu)

Sistemden bahsetmek gerekirse;

  • Evden ders dinlemek çok rahat
  • İstediğin kaliteye ulaşmış olmak vicdanen rahatlatıcı
  • Dershaneye gitmek için zaman kaybı yok
  • Dersleri tekrar tekrar izleme imkanı var

Eksilerine gelince;

  • İnternetinizde kesintiler olursa ders saatinde canlı dersi kaçırabiliyorsunuz. (İyi ki ders kayıtlarını izleyebiliyoruz.)
  • Bazen hocalardan sorularımıza cevap alma süremiz uzayabiliyor.
  • Online sisteme ekledikleri yaprak test vs. soru sayısı az.

Bilgisayarcı gözünden sisteme gelince; (umarım bunu okuyanlar kızmaz)

  • Öğrencilerin Bilişim teknolojileri konusunda kendi yetersizliklerini bazen uzaktan eğitime mal edebiliyorlar.
  • Sistemde teknik olarak gördüğüm eksik ve açıklar var. (yazılımsal-web tabanlı eksikler)
  • Sistem kendi içinde forum benzeri bir şey kurulabilir. (öğrenci etkileşimi açısından.)connect-logo
  • Adobe Connect üzerine diyecek sözüm yok zaten. (Böte Kurultay toplantılarında da kullanırdık.) Sorunsuz, tam çözüm getiren bir sistem. (Bildiğim kadarıyla MEB’de bazı toplantılarını Adobe Connect üzerinden gerçekleştiriyor)

Bana gelen geri bildirimler;

Bu sisteme kayıt olduğumu söylediğimde, bir çok kişi (sbs’den kpss önlisans’a kadar) kendi sınavları içinde aynı dershane sistemi olup olmadığını ve benim bu sistemi nereden öğrendiğimi sordular. (Bilgisayar ve internet konusunda bir şey olurda benim gözümden kaçar mı?)

Aslında sadece İhtiyaç değil, diğer büyük dershanelerinde benzer sistem kurmaları gerekli bence. KPSS ve hatta SSSSS’ler hayatımızda oldukça buna ihtiyacımız var. Eğitim sistemimiz bize yeterli bilgiyi vermeyip, SSSSS’lerde istediği için bunlara ihtiyacımız var.

Bence bu sistemler daha iyi geliştirilebilir ve daha iyi sonuçlar alınabilir. Her derste aklıma, şuraya keşke bunuda ekleselerdi, bu konuda falan olabilirdi, şu konu için böyle bir animasyon daha kalıcı olabilirdi (özellikle öyt’de teknikleri anlatırken basit flash animasyonlar koyulabilirdi –gif’ler yerine) şeklinde düşünmeden edemiyorum. SSSSS dertlerim bittiğinde bu aklımdan geçen her bir şeyi tek tek yazmak (program yazmak anlamında) istiyorum.

Technected-The-Mobile-ClassroomEğitim Teknolojisi çok gerekli olmaya başladı, ve ciddi anlamda kalıcılığı da sağlayan bir sistem. Bazen ütopik fikirler aklıma gelmiyor değil. Bir okulda fatih projesi gibi bir sistemi bana bırakacaklar, ne etkinlikler, hazırlardım. Benim gibi düşünen BÖTE’liler olduğuna da eminim.  Bunun ilk farkına vardığımda üniversite 2.sınıfta ilköğretim 1.sınıf için harf tablosu hazırlıyordum. (eğitsel yazılım ödevi). Öğretim teknolojisinin hala tam bilinen ve uygulanabildiğini düşünmüyorum Fatih projesinde de aynı şekilde uygulanabileceğini düşünmüyorum. Çünkü Öğretim teknologları proje içine alınmadı henüz.

Sonuçta bu SSSS’ler yüzünden her gören bize üstü kapalı “çalışın köleler nihahaha” tarzı söylüyor ya da bakıyor.

Konudan konuya atladığım yazımı sonlandırıyorum. Yeni yılın ilk günleri, ilk kafa karışıklıkları ile ilk 2012 yazımı da yazdığıma göre SSSSS kitaplarıma geri dönebilirim. Eğer bıkmadan bu yazıyı sonunda kadar okuduysanız teşekkür ederim.

Bilişimli Günler….

not: hafif reklam kokan hareketler gibi oldu ama işte az çok bildiğimiz bir sektörü de eleştirmeden olmaz değil mi?

26 Kasım 2011 Cumartesi

Scratch – ilk denemeler

Daha önce burada yazdığım yazıda çocuklar için programlamadan bahsetmiştim. Bu konuyu yazıda bırakmadım, okulda 1-2 bilgisayara kurdum. Çocuklara programdan bahsetmedim. Programın masaüstündeki kısa yolu şekli yanda gördüğünüz kedinin kafası.8.Sınıflar ile Bilişim Teknolojileri dersindeyiz.

Normal ders uygulamalarını yaptırmakta zorlandığım oyun meraklısı bir öğrencim programı oyun sanarak açtı. Programı rasgele kullanarak sahneye bir kedi ekledi. Sonra programın sol tarafındaki kontrolleri sırayla rastgele kodlama bölümüne sürükledi ve bıraktı. Ama sonucun ne olduğunu çıkaramadı.

Bu noktadan sonra ben müdahale ettim. Kediye verdiği kontrollere, tıklandığında ve sürekli kontrollerini ekledim. Programı çalıştırdığımızda http://scratch.mit.edu/projects/dijitalyerli/2167205 böyle bir sonuç çıktı. Başlangıç için iyi bir uygulama. Fareyi takip eden kedi. Tabi ki ses kontrolleri biraz fazla oldu ama. başlangıç için idare eder.

Diğer öğrenciler de merak edip toplaştılar, bir çoğu bende oynayacağım diye bağrışmaya başladılar.

Gelelim İyi, Kötü ve Çirkin'e;

  • Öğrencinin kendi istekleri doğrultusunda eğitsel bir yönde çalışma yapması güzel.
  • Öğrencinin yaptığı şeyin ne olduğunu bilmeden yapması kötü.
  • Yaptıklarını rastgele keşfetmiş olması güzel
  • Son eklediğim kontrolleri neden eklediğimi ve bu kontrollerin ne iş yaptığını öğrencinin dinlememesi çirkin

Bilişim Teknolojileri dersinin içeriği keşke böyle olsa. Programlama öğretsek çocuklara ama nerede... Umarım o günleri de görürüz.

4 Kasım 2011 Cuma

Bir eğitimcinin yürümesi gereken 10 yol

Uzun süredir yer imlerim arasında yerini koruyan bu sayfanın içinden alıntılar yaparak bir blog yazısı oluşturmak da uzun süredir aklımda yerini koruyor.

Bu yazının başlığı eğitimcilerin yapması gereken 10 yol/yordam/yöntem, eğitimci yetiştirmek için gerekli 10 yol/yordam/yöntem, gibi de olabilirdi.

  1. Kişisel Öğrenme Ağı

    'Kişisel öğrenme ağı' oluşturun. Okulunuzdaki diğer öğretmen ve öğrencileri  kişisel öğrenme ağınıza ekleyin. Sonra fikirleri paylaşın,  birbirinizi dinleyin, birbirinizi eleştirin, birbirinizi destekleyin, birlikte öğrenin.

  2. Sizden farklı düşünen insanlarla iletişim kurun.

    Her zaman sizin gibi düşünmeyen biriyle yakından çalışın. Onun bakış açılarını dinleyin. Kendi bakış açınızı onunla paylaşın. Birbirinize ters düşün. Kendi düşüncenizi savaşırcasına savunun.Uzlaşın uzlaşmayın ama tartışın. Fikirlerinizi korkmadan tartışın. Beyin fırtınası gibi.Bu tartışma sizin yeni bakış açıları kazanmanızı sağlayacak. birlikte öğrenin.

  3. TED konuşmalarını dinleyin.

    TED konuşmalarını sürekli dinleyin. TED’de nedir? TED Talks ( TED konuşmaları) bazı inanılmaz, ilham verici düşünürler,yazarlar,araştırmacılar arada ünlüler (Bill Gates gibi),burada sunum yaparlar. (Sunumların büyük çoğunluğunun Türkçe altyazısı mevcut.) Bu sunumların çoğu eğitim üzerine değil. Ama burada önemli olan bu sunumlardan yapacağınız çıkarımlar ve bunları Eğitim ve bakış açınızı genişletmek için kullanabilmek. .Eğitim fikirleri uygulamak nasıl mümkün olabilir düşünün.

  4. Küresel bağlantılarda bulunun.

    Diğer insanlar, diğer okullar, diğer kültürler hakkında bilgi edinin. Onlarla internet üzerinden bağlantı kurun. Önce siz iyi birer öğrenci/öğrenen olun. Sonra da bu küresel bağlantılarınızla öğrencileriniz tanıştırın. Onların farklı kültürlerle tanışmasına yardımcı olun.

  5. Twitter’a üye olun.

    (Bilmiyorsanız) başlamanıza yardım edecek birini bulun. (Mesela : http://kubrakose.blogspot.com/2011/08/twitterla-yeni-tansanlar-icin.html ) Sadece insanları değil, konuları da takip edin. Katılın. Yardım isteyin ve yardım edin. Sabırlı olun, online bir ağ oluşturmak için zaman alır. Kısaca aktif olun.

  6. Kendi fırsatlarınızı oluşturun.

    Risk alın. Online konferanslara katılın. Yeni fikirleri keşfedin. Yeni araçlar ile deneyin. Okulda yeni bir şey başlatın. İş tanımı olmayan bir şey yapın.

  7. Blogları takip edin

    Size ilginç gelen eğitim üzerine yazılmış blogları takip edebilmek için RSS takipçisi kurun. (http://kubrakose.blogspot.com/2011/11/arases-rss-diye-bir-sey-varms.html) Ya da email ile takipçi olun. Öneriler alın. Okuduğunuz yazılara yorum bırakın ya da konuşmalara siz de katılın.

  8. Kendi blogunuzu yazın

    Cidden, herkes bunu yapabilir. Düşüncelerinizi, fikirlerinizi paylaşabileceğiniz en iyi ortamlardan birisi blog. Siz başka bloglara yorum bırakacaksınız onlar size. Yukarıda söylediğimiz gibi farklı fikirler çıkacak, yazılarınıza yorum bırakacak. Sadece okuyucular değil, bu süreçte siz de öğreneceksiniz.

  9. IB okullarından birinde çalışın

    IB okulları ile ilgili bilgi: http://www.dogakoleji.com/ibhighschool/Detail.asp?PageID=76

    Türkiye’deki IB okulları : http://www.ibo.org/school/search/index.cfm?programmes=&country=TR&region=&find_schools=Find

  10. Öğrenme topluluklarının bir parçası olun.

    Öğrencilerden öğrenin, diğer öğretmenlerden öğrenin, internet üzerindeki diğer eğitimcilerden öğrenin. Sonuçta öğrenmeye açık olun.

Bu maddelere başka maddeler eklenebilir. Kendi maddelerinizi de sizler bu yazının altına yorum bırakarak ekleyebilirsiniz.

Sonuç olarak bir eğitimciyseniz, kendinizi geliştirmeniz şart. Yoksa verdiğiniz eğitim verimli olmuyor. Eğitim = Gelecek formülünde verimsiz bir eğitmenseniz, denklemin bir tarafını 0 ile çarpmış oluyorsunuz.

Eğitim = Gelecek

Kendini Geliştirmeyen Öğretmen * Eğitim = Gelecek

Kendini Geliştirmeyen Öğretmen = 0

0 * Eğitim = Gelecek

0 = Gelecek

Not: Çeviri hataları için kusura bakmayın.Zaten tam çeviri yapmadım, Bazı bölümlerinde eklemeler,çıkarmalar değiştirmeler olabilir.

3 Kasım 2011 Perşembe

ARASES : RSS diye Bir şey varmış...

Ben zamanında üniversiteyken (sanki üzerinden çok zaman geçmiş gibi) bir etkinlik düzenlemiştik. O etkinlikteki konuşmacı hocamız “RSS kullanan kaç kişi var” diye sormuştu. tabi tüm salon bunu “arases” olarak anlamış. Eski bloguma bu konuda bir şeyler yazmıştım. O blogtaki güzel ya da gerekli yazıları buraya taşıyorum. Blog ve hesap kalabalığı aradığımı bulmayı zorlaştırıyor.

3 Ağustos 2008 Pazar

RSS diye bir şey varmış. Hiç kullandınız mı?

Haber, teknoloji ve internet sitelerinin bir çoğunda email aboneliği ile haftalık, aylık günlük bültenleri email adresinize gönderiyorlar. Bende her girdiğim ve içeriği güzel olan siteye email adresimi yazmıştım. Sonuç: 1 hafta internete girmediğimde gelen kutusunda en az 100 mail olduğunu gördüm. Tabi bir süre sonra bu insanı bunaltıyor.

Bende bugün bir de RSS aboneliğini deneyeyim dedim ve RSS in daha düzenli olduğunu fark ettim.

Wikipedi'den RSS hakkında bilgi;

RSS, genellikle haber sağlayıcıları, bloglar ve podcastler tarafından kullanılan, yeni eklenen içeriğin kolaylıkla takip edilmesini sağlayan özel bir XML dosya formatıdır. Kullandığı dosya biçimleri .rss ve .xml'dir.
RSS kısaltmasının açılımı ve zaman içinde gelişimi şöyledir:
Rich Site Summary (RSS 0.91)
RDF Site Summary (RSS 0.9 and 1.0)
Really Simple Syndication (RSS 2.0.0)

İnternet kullanıcısı RSS teknolojisi ile düzenli olarak içerik sunan sitelere abone olabilir ve çeşitli RSS istemcileri sayesinde içeriği takip edebilir. Site yöneticisi veya sahibi bu hizmeti sunmak için bir takım teknik düzenlemeler yapmalı ve uygun formatta XML'i RSS istemcisi talep ettiğinde göndermelidir.

RSS sayesinde Araç Çubuğundan Vikipedi ve Ekşi Sözlük gibi sitelerdeki son değişiklikler görülebilir.

RSS olarak sunulan içerik web sitesinde sunulan içeriğin tamamını, özetini veya sadece başlığını içerebilir.

Ben RSS akışlarını takip edebilmek için Google Reader kullanıyorum. Google Reader’da yeni görünüme geçti bugünlerde. Google+ görünümüyle daha bir modern ve güzel.

Daha sonraki yazılarda neden RSS’den bahsettiğimi anlayacaksınız.

RSS ile yazıp kendi RSS bağlantımı yazmasam olmaz değil mi? http://feeds.feedburner.com/TeknolojiyeKzBak

Bilişimli Günler…