ÇOCUKLARA KOD (PROGRAMLAMA) ÖĞRETMEK IÇIN 4 ARAÇ

Dünyamız daha çok teknoloji odaklı hale geldikçe; artık çocuklarımıza bilgisayar kullanmasından çok, bilgisayarı, programları ve oynadıkları oyunları kendi kendilerine nasıl inşa edeceğini öğretmeliyiz...

BILIŞIM TEKNOLOJILERI DERSI VE ÖĞRETMENLERI HAKKINDA YANLIŞ BILINENLER

Bilişim Teknolojileri öğretmeni olarak (henüz atanamadım) söylemek istediklerimin tümüdür...

WINDOWS MOBILE 6.1, WINDOWS 7, .NET FRAMEWORK

Yine bir merak üzerine yola çıktım...

BIRAZ RENKLERLE UĞRAŞALIM : CROSS-PROGRESSING

Elimden geldiğince Paint.net ile cross-progressing yapmaya çalışacağım. Birlikte izleyelim bakalım nasıl bir sonuç çıkacak...

Blogger Tricks

1 Eylül 2011 Perşembe

Bilişim Teknolojileri Dersi ve Öğretmenleri Hakkında Yanlış Bilinenler

Bu yazıyı yazmama sebep olanlar;
  1. Bilişim teknolojileri dersinin seçmeli yapılması ve saatlerinin düşürülmesi
  2. İlköğretim 1.kademede Bilişim Teknolojileri dersine, bilişim teknolojileri öğretmenleri yerine sınıf öğretmenlerinin girmesi
  3. 2010 dahil ve sonrasında bilişim teknolojileri öğretmeni alımlarının azaltılması
  4. Fatih projesinde bilişim teknolojileri öğretmenlerinin durumunun belirlenmemesi
  5. http://www.abbasguclu.com.tr/egitim/tablete_karsi_cikanlara_da_o_karsi_cikti.html linkindeki yazının “6.- İnşallah artık Bilgi Teknolojileri Öğretmenleri Kadrolarını da arttırırsınız :Cehaletin daniskası denir buna. Tablet kullanmak içim bilgisayar bilmeye luzum yoktur.Herhangibir öğretmen veya veli 10 dakikada öğretir. Ben 5 yaşındaki torunuma 15 dakikada öğrettim.” bölümü.
Öncelikle;
Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü mezunuyum. Eğitim Fakültesinde 4 yıllık lisans eğitimimi tamamladım. Aldığım bu eğitim süresince en çok eğitsel yazılım geliştirme, eğitsel içerik nasıl hazırlanır, bilgisayar destekli öğretim nedir, nasıl hazırlanır, hazırlanırken dikkat edilmesi gereken unsurlar nelerdir, uzaktan eğitim, web tabanlı bilgisayar destekli eğitim, paket programlarla bilgisayar destekli eğitim, bilgisayar destekli öğretimin faydaları zararları nelerdir vb. konularda eğitim aldım. Aldığım eğitimin içeriği format atmak, ya da okulda teknik servis görevi görmek, bilgisayar kullanması nasıl öğretilir gibi konular üzerinde değildi.
Bu konuyu açıklığa kavuşturduğumuza göre bir de şu konuyu açıklığa kavuşturalım;
Biz bilişim teknolojileri öğretmeni olmanın yanı sıra “EĞİTİM TEKNOLOGU”yuz. Yani Fatih projesinde üzerinde durulan derslerin etkileşimli olarak öğrenciye aktarılması kısmında etkileşimli olarak aktaracak olan yazılımları(programları) hazırlayacak nitelikli elemanlarız. Yani tek işimiz bilgisayar öğretmek ve tamir etmek değil.
Çok basit bir kaç sorum var bu noktada;
Tamam öğrencilerimiz kendi kendine ya da 10dk da bilgisayar kullanmayı öğrenebiliyorsa  PISA, ICT 2009 sonuçlarına göre neden OECD ülke ortalamalarının altındayız? (PISA ICT 2009 sonuçları ile ilgili ayrıntılı bilgi için : http://myozden.blogspot.com/2011/07/pisa-ict-2009-sonuclar-uzerine-gorusler.html adresine bakabilirsiniz)
Neden Öğretmenlerimizin neredeyse hepsi bilgisayar sertifikasına sahip olduğu halde hala bir yazılı sorusunu bilgisayarda hazırlama ve çıktı almayı gerçekleştiremiyor? Neden hala E-OKUL’a notları okulun bilişim teknolojileri öğretmenleri giriyor?
Fatih Projesi Bilgisayar destekli eğitim üzerine kurulduysa bu konunun uzmanları olan bilgisayar ve öğretim teknolojileri öğretmenliği mezunları proje dışında bırakılıyor? Okullardaki projenin takip ve yönetimini yapabilecek en nitelikli insanlar BÖTE mezunlarıyken neden kimse onları dinlemiyor?

17 Ağustos 2011 Çarşamba

Öğrenciler Teknoloji Seviyor ama “Doğru” Kullanıyorlar mı?

Öncelikle şu resmi inceleyerek başlayalım ve üzerinde biraz konuşalım.

Students Love Technology
Viya: OnlineEducation.net

Amerika'daki yüksek öğrenim kurumları veri tabanı OnlineEducation.net ‘in hazırladığı yukarıdaki posterdeki verileri inceleyeceğiz ve bizdeki kullanım alışkanlıkları ile karşılaştıracağız.

Bizim öğrencilerimizin de yüksek oranda bilgisayar kullandığını biliyoruz. Artık bilgisayara ulaşmak zor değil. Netbooklar olsun Notebooklar olsun masaüstü bilgisayarlar olsun, çok pahalı oyuncaklar değil.

Yani yukarıdaki posterde ilk yazan şeylerden birisi %98’i herhangi bir teknolojik alete sahip. Muhtemelen bizim öğrencilerimizde de büyük bir oran çıkacaktır. Ve bunlardan %38’i teknolojik cihazlardan 10dakikadan fazla uzak kalamıyorlar. Bizdeki durumda buna benzer çıkacaktır. Yolda yürürken bir bakın, çoğu gencin elinde telefon, facebook,twitter, msn vb. açıktır.

Öğrencilerin %27’si çantalarındaki olması en önemli şeyin laptopları olduğunu söylemiş. Bizim üniversite öğrencilerimizde böyledir durum. Her an metro,metrobüs, otobüs gibi yerlerde laptoplarını açıp hemen bir ağ kurup counter,pes oynamak ya da sosyal ağlarda sosyalleşmek için.

Araştırmadaki 4 öğrenciden 3’ü teknoloji olmadan ders çalışamazken; bizde teknoloji olmadan kopyala yapıştır ödev yapamayacakları için ders çalışamazlar.

Araştırmadaki 4 öğrenciden 1’i çalışmalarında podcast ve video gibi görsel materyaller kullanırken, bizde bu oranın çok çok düşük olacağını biliyorum. Çünkü ben bilgisayar ve öğretim teknolojileri öğretmenliği  okuduğum için aynı bölümdeki bölümdaşlarım (arkadaşlarım)’ın büyük bir çoğunluğu podcast ne demek bilmiyorlar. Ama youtube’da çok iyi video izleriz.

Araştırmadaki öğrencileri %91’i öğretmenlerinden extra yardım almak için email kullanırlarken; bizde bu konuda yarı yarıyadır diye tahmin ediyorum. Çünkü ya öğrenci hiç mail atmaz, ya da hoca cevaplamaz. Ya da öğrencilerin attığı mailler forward maillerden ibarettir.

Araştırmadaki öğrencilerin %8’i öğretmenleri ile iletişim kurmak için sosyal ağları kullanıyor. Bu oranı az buldum açıkçası. Bizde Facebook kullanım oranı çok yüksek. Ama bu ne kadar öğretmenden bilgi almak için kullanılıyor bu konuda yorum yapamıyorum henüz tam gözlemleyemedim. Ama genelde oyun istekleri gönderiyoruz.

Şu fotoğrafa bir bakalım.

himym424_1207

Bu fotoğraf How I Met Your Mother dizisinden. Öğrencilere dikkat edersek büyük çoğunluğunun önünde laptopları açık halde bulunuyor. Ve yukarıdaki araştırmayla eşleştirirsek notlarını dijital ortamda tutuyorlar.

Bizde ise durum şöyle oluyor; sınıfta derste laptopları açıyorsak, okulun kablosuz internetine bağlanıp ya torrent açıyoruz ya da oyun oynuyoruz ya da sosyal ağlarda dolaşıyoruz. Ders notları yazan kısım ile azdır ve nasıl olsa notları ondan alabiliriz.

Burada anlatmak istediğim şu; biz bilgisayarı sadece “OYUN” amaçlı kullanıyoruz. Biraz acımasız bir yazı olabilir. Ama Bilgisayar konusunda tüketici bir yapıya sahibiz. Bilgisayar kullanmayı öğreniyoruz ama tüketmek amaçlı üretmek amaçlı değil. Word’de dosya-düzen menülerini  (menü çubuğunu) öğretiyoruz. Bu yıl ücretli öğretmenlik yaparken, bu konuları anlatırken bende sıkıldım. Çocuklarda sıkıldı zaten. Çocuklara okul gazetesi yapacağız dedim. Ama sayfa tasarımı, bilgisayarda yazıların yazılması onlara ait olacaktı. 5-6 kişilik bir grupta 1 ayda gazete hazırlandı. 10-12 sayfa kadardı. Hazırlarken onlara neyin nasıl yapıldığını gösterdim ve gerisini kendilerine bıraktım. Derste bahsettiklerimizin neden önemli olduğunu öğrendiler. Bence 1 yıl boyunca verdiğim dersler yerine en çok gazete hazırlarken bir şeyler öğrendiler.

İnternette tüketiciliğe gelelim. Kız kulesinin karşısındaki o güzel manzarada otururken yaptığımız ilk iş telefonumuzu çıkarıp facebook açmak oluyor. Manzara kimin umurunda? Okulda ilk işimiz oyun ya da sosyal ağlatı açmak oluyor. Öğretmen ödev istese; internetten okumadan kopyala yapıştır yapılıyor ya da hazır ödev indirilip okumadan veriliyor. Yine öğretmenlik yaparken fark ettiğim bir durum; öğrenciler araştırma ödevlerini yaparken google’a yazıyorlar. Arama tuşuna tıklıyorlar. Tamam buraya kadar bir sorun yok. Sonra ilk linkteki her şey okumadan yazılıyor. İlk linkte Ekşi sözlük oluyor, öğrenci okumadan tüm sayfayı defterine geçiriyor. Peki bilgi doğru mu hayır? Ayşe, Fatma, Ali, neden böyle yapıyorsun okuyup doğru mu değil mi baksana? “Öğretmenim nasıl olsa öğretmende okumadan not verecek, ne kadar çok yazı olursa o kadar iyi”.

Konu neydi? “Öğrenciler teknolojiyi seviyor”. Hayır. Öğrenciler teknolojiyi tüketmeyi seviyor. Biz onlara tüketmeyi daha iyi nasıl tüketileceğini öğretiyoruz. Biz bilgisayar bilimleri üzerinde üretebilecekleri şeyleri öğretmiyoruz. Son yıllarda ise öğretmemekle kalmayıp, Bilgisayar derslerini de kaldırıyoruz. Bilgisayar bilimlerinden Tasarım, Yazılım, Donanım, Oyun geliştirme vb. yok değil mi? Bunları öğretmiyoruz. Nasıl tüketiriz öğretiyoruz. Hatta bunu da iyi öğretemiyoruz ki; öğrencilerimiz OECD ülke ortalamalarının altında.

Ben ilköğretimden örnekler verdim ama üniversitede hatta iş yaşamında bundan farklı örnekler de görmedim. Bilgisayarı  ve interneti kullanabileceğimiz o kadar mantıklı ve hayatımızı kolaylaştırıcı yönleri var ki, biz bunları göremiyoruz, kullanamıyoruz, kullanmıyoruz.

Unutmayalım aslında bilgisayar kullanmayı bilmiyoruz. Sadece daha havalı eşyalar oldukları için taşıyoruz. Daha havalı oldukları için ipad, dokunmatik cep bilgisayarı, iphone kullanıyoruz. Sadece ama sadece daha iyi oyunların çalıştırabilmek için yüksek donanımlı bilgisayarlar alıyoruz. Tüketiyoruz ama üretmek adına hiç bir şey yapmıyoruz. 

Umarım teknolojiyi hayatımızda daha yararlı hale geldiği ve öyle kullanıldığı günleri de görürüz.

Yazıma kaynak olan yazı : http://mashable.com/2011/08/10/students-technology-infographic/

Not: Yukarıdaki varsayımlarım tamamen gözlemlerime dayalıdır. Biraz sert çıkmış olabilirim. Sürç-i lisan ettiysek affola. Kimseyi eleştirmek değil amacım. Sadece teknolojiyi öğretmekten sorumlu kişilerden birisi olarak karşılaştığım sorunların sebepleridir bunlar.

13 Ağustos 2011 Cumartesi

Twitter’la yeni tanışanlar için

Twitter ile yeni tanışanlar var. Çeşitli sebeplerde sosyal medya ile tanışmak zorunda olanlar var. Konu uzatmadan Twitter’a gelelim.
Twitter, bir çok kişi ve kuruluş tarafından kullanılan bir sosyal medya sitesi. Twitter sayesinde normalde ulaşamayacağımız kişilere ve kuruluşlara ulaşabilirsiniz.
Neler oluyor kısmına paylaşmak istediğimiz şeyi yazıyoruz. Buradaki olay; Facebook’daki ne düşünüyorum kısmında paylaştıklarımızla aynı. Ama bir sorunumuz var 140 karakter kullanmak zorundayız. SMS gibi.
Gelelim iletişim kısmına. Yani kişilerle nasıl yazışmamız gerektiğine. Bunun için @kullanıcı-adi şeklinde. örneğin; @dijitalyerli yazdıktan sonra mesajınızı yazarsanız o mesajı bana yazmış olursunuz. Ama herkes bu yazdığınızı görür. Aynı durum Facebook’da da var. Bu şekilde birinin adını yazarsanız o kişiyi gönderinizde etiketlemiş oluyorsunuz.
Retweet olayı var bir de. Bu ise bir kişinin gönderisini sizin tekrar paylaşmanızdır. Facebook’daki paylaş gibi.
Önemli bir konu daha # (Hashtag) sembolü ile başlayan ifadeler. # ile başlayan kelime grupları aynı konu üzerinde bahseden twitleri görüntülemeye uygun linkler oluşturur. Örneğin; #ogretmenlereatamaistiyoruz  ya da #bilisimdegelecekvar . # ile bahsedilmiş konuları görmek için http://search.twitter.com/adresini ziyaret edebilirsiniz. Bir de Çok sayıda kişi aynı konudan bahsettiğinde bu konu gündem konuları arasına girer ve sağ taraftaki Gündem paneli altında gözükür.
Sürekli twitlerini görmek istediğiniz kişileri takip etmeniz gerekli. Sizi takip edenler ise sizin paylaştıklarınızı görebiliyor.
Twitter’ın genel kullanımı bu yönde. Zaten ayarlar kısmını da biraz kurcalarsanız, Facebook kullanıcıları için çok da zor olmayan şeyler.
Basit temel bir anlatımı tercih ettim. Çünkü  Twitter ne işe yarar için ; burayı tıklayabilirsiniz.
Technorati Etiketleri: ,,,,,,,,,

4 Ağustos 2011 Perşembe

Ders : Panorama (photoshop’suz)

Ders : Panorama
Malzemeler :
Sonuç : 


Çok profesyonel bir sonuç elde edememiş olabilirim ama panorama konusunda merakımı gidermiş olmak yeterli. Resim işleme konusunda yetenekli değilim. Bilgisayarımda benim gibi bu konuda yetenekli değil. Hala bir Dell inspiron 6400 kullanıyorum (Windows 7’li). Uzun ömürler diliyorum bilgisayarıma.
Öncelikle Microsoft Image Composite Editor 32 Bit indirdim, kurdum. Kurulumdan sonra şöyle bir ekran çıktı; programın ilk görüntüsü:

File –> New Panorama. Açılan pencereden öylesine çektiğim 4 fotoğrafı seçiyorum.

Automatic Crop Tıklıyorum. Bu tık, otomatik olarak seçilecek alanı seçiyor. Export Bölümünden ise PNG Image seçeneğini seçiyorum. Scale bölümünü ise 5 yapıyorum. Çünkü bir önceki yazımda fotoğraflar büyük olduğu için sorun oldu. Bu kez boyutlarını küçülterek yüklemek istiyorum. İstediğiniz boyutları ayarlarsınız artık. :)
Export to Disc tıkladığımızda fotoğrafı bilgisayarda kaydedeceğim yeri seçtim ve bitti.

Sonuçta merak edip durduğum panorama nasıl son haline geliyor öğrenmiş oldum.
Neden Photoshop kullanmıyorum?
Photoshop karşıtı falan değilim. Bilgisayarım kaldırmıyor. Basit çözümler kullanmak zorundayım. Bir de yukarıda da söylediğim gibi resim işleme konusunda henüz ileri düzey bilgim yok. Bu yüzden Photoshop kullanmıyorum.
Technorati Etiketleri: Photoshopsuz,panorama,basit panorama nasıl yapılır?,nasıl yapılır?,kolay panorama,resim işleme

15 Temmuz 2011 Cuma

Biraz renklerle uğraşalım : Cross-Progressing

Bayanlar Baylar;

once-sonraElimden geldiğince Paint.net ile cross-progressing yapmaya çalışacağım. Birlikte izleyelim bakalım nasıl bir sonuç çıkacak.

Cross-prgressing: Aslında filmli dönemde ortaya çıkan bir uygulama.Karanlık odada film işlenirken kullanılan kimyasal maddelerin, yanlışlıkla farklı bir filmde kullanılması sonucu ortaya çıkmış. Yani bir filmi belli bir kimyasal madde ile işlemek gerekirken, farklı bir film için kullanılması gereken maddeyle işlemişler ve fotoğraf aslında bozulmuş. Bu bozulmanın etkisi beğenilince de bilerek kullanılmaya devam etmiş. Daha çok moda çekimlerinde kullanılmış. Kaynak

Orjinal fotografımız budur; (5mp kameraya sahip bir cep telefonu ile tarafımdan çekildi)

14 Temmuz 2011 Perşembe

Photoshop’suz’ resim işleme

Resim işleme denince akla ilk ünlü Photoshop gelir. Ben Photoshop kullanmam. Öğrenme gereği de duymadım. Kullanınca gerçekten üstün yetenekli bir program ama çok fazla araç var, bazen insan basit işlemlerde bile kaybolabiliyor.

13 Temmuz 2011 Çarşamba

Tekrar Merhaba

Yazmayalı uzun zaman oldu. Bu zaman zarfında neler neler oldu. SSSSSS şeklinde uzan bir dizi sınavı atlattım. Değişik tercih dönemlerinden Technorati Etiketleri: bilişim teknolojileri,bilişim tekn.,bilişim,böte,btciler...
geçtim. 4 yıllık üniversite hayatımda çekmediğim kadar stres çektim. KPSS, ÜDS ve ALES’e teşekkür ediyorum buradan. 3-4 kez öğretmenlik tercihi yaptım. Hala beklemedeyim. Bakalım ne olacak.

16 Şubat 2011 Çarşamba

Windows Mobile 6.1 & SMS

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde bir windows mobile yüklü telefonum varmış. Teknoloji Windows Phone çıkarmaya devam ederken, benim gibi windows mobile 6 kullanmaya devam edenler varmış.

Telefon çok tükettiğimiz bir alet. Gençlerin büyük bir kısmı her model, marka telefon kullanmıştır, kullanmaktadır. Ben pek telefon meraklısı değilim. Elime Live@Edu yarışması sonucu geçen Windows Mobile 6.1 yüklü telefonu da işletim sistemi özelliklerine yaraşır bir şekilde kullanamıyorum.

İlk olarak telefonun Windows olmasından dolayı fark edemediğim bi şey vardı. Telefona program yükleme gerekliliği. PDF dosyaları açamayınca fark ettim.
Neyse bir süre önce telefondaki SMS’leri nasıl kaydetip uzun bir süre saklayacağımı ya da bilgisayara kopyalacağımı merak ettim.
Bunun için ücretli programlar var. Ve birçoklarımıza göre ne yazık ki cracklarını bulmak gerçekten eziyet bi işlem.
Birgün ders çalışmamak için internet çöplüğünde ararken rastladım. Hikaye kısmını geçelim artık.

SMS EXPORT

SMSExport.com adresinden telefonunuza uygun yazılımı indirip kurabileceğiniz ücretsiz bir yazılım.
SMS’lerinini bilgisayarınıza kopyalayabilir ya da yedekleyebilirsiniz.

Smartphone ( Dokunmatik ekran olmayan telefonlar için) indirme linki : http://www.smsexport.com/Setup_SP.cab
PDA (Dokunmatik ekran Telefonlar için) indirme linki : http://www.smsexport.com/Setup_PDA.cab

Programı indirip telefonunuza kopyaladıktan sonra, programı telefonunuza kuruyorsunuz.
Uygulamayı çalıştırdığınızda; aşağıdaki gibi bir program arayüzü çıkacaktır.


9 Ocak 2011 Pazar

Facebook 15 Mart’ta kapatılıyor “mu”?

İnternet dünyası bir çöplüktür. Bilişimciler bunu çok iyi bilirler. Gezip dolaşırken (sörf yaparken) neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmek lazım ve güvenilir kaynaklara  bakmak lazım.

Bugün Facebook’ta yapılan paylaşımlardan birisi bu haberdi.

FaceBook-Sahibihttp://weeklyworldnews.com/headlines/27321/facebook-will-end-on-march-15th/

http://www.m-gen.biz/detay.asp?id=1363

Haberi okudum. Gerçekten komikti ama aklımda bir çok soru geçti, ve sonrası;

Aynı paylaşımları Facebook da bende yaptım.

Kimse inanmıyor tabi, bunun sebepleri;
  1. Bu kadar üyesi olan ve bir problem olmayan bir site nasıl kapatılır? (temel bilgisayar okuryazarı)
  2. Bu kadar büyük maddiyatı olan bir site neden kapatılsın? (maddi sebepler)
  3. Böyle bir altyapıya sahip ve teknolojik açıdan her gün gelişen bir sitenin kodlarını çöpe atmayı hiç bir developer kaldıramaz. (Bilişimci gözünden)

Haberi yöneticisi olduğum bir Facebook Sayfasında (BÖTE ile ilgili bir sayfa)yayınladım, üyeler “böyle yalan haberleri neden yayınlıyorsunuz”, “nasıl bir yöneticilik bu”, “şaka mı bu”, vb. şeyler söylediler ve bağlantı kaldırıldı. Burada Ölçmek istediğim 2 şey vardı.

  1. Asıl bilişimciler hemen habere inanıyor mu?
  2. İnsanların tepkisi böyle bir durumda ne olurdu?

Aldığım sonuçlar;

  1. İnsanlar araştırmadan böyle bir haberin yalan olacağını adı gibi bildiği için   – Facebook’a bu kadar güvendiği için- direk yalan haber dediler.
  2. Bir kez daha altın harflerle anladım ki araştırmaya meyilli değiliz.
  3. Bir grup-sayfa-site yöneticilerini hemen olumsuz eleştirmeye açığız.

Ben nereden anladım bu haber doğru değil;

  1. İnternette bir yazı okuduysak hemen doğruluğuna inanmamalıyız, bir kaç sitede dolaşmamız lazım.
  2. Birkaç site dolaştık hep tek bir internet sitesi kaynak gösteriliyordu.
  3. Bir kaç site dolaştık hep aynı yazı(kopyala-yapıştır) ( copy-paste) yöntemi kullanılmıştı.
  4. Okuduğum güvenilir internet haber sitelerinde böyle bir haber yayınlanmamıştı. (örneğin: Mashable)

Tut ki Facebook kapatıldı ne olur?

  1. Büyük olay olurfacebook_by_deadly_wanderer-d34nwey
  2. Alternatifleri açılır.
  3. Geri açılması için kampanyalar düzenlenir.
  4. X Milyon Türk kullanıcısı ne yapacağını şaşırır.
  5. Frienfeed ya da Twitter yeni gözdemiz olur ama Facebook’u aratır.
  6. upss Friendfeed de Facebook’un du değil mi? O da kapanırsa? Gülümseme
  7. Sosyal iletişimimiz azalır.
  8. Oyun oynayamayız.
  9. Çiftçi olamayız.
  10. Apartmanlarımız, sitelerimiz, gökdelenlerimiz olmaz.
  11. Facebook’u özleriz.
  12. Adına şarkılar yazıp çekilmiş filmleri izleyemeyiz.
  13. Veliler biraz olsun rahatlar.
  14. Dedikoduları öğrenemeyiz. Dil çıkaran gülümseme (Kim nereye gitmiş, hangi fotoğrafları paylaşmış, vb…)
  15. Ders çalışmamak için bahane kalmaz.

Facebook neden kapatılmaz? (Milyonlarca üyesi olması dışında)

  1. Apple & Microsoft neden hala ayaktaysa ondan.
  2. Google da hala yaşıyor değil mi?
  3. Bir çok yeni sosyal ağ açılıyor, en büyüğü tahtı boş bırakırsa ne olacak?
  4. Bir çok site üyeliğimizi Facebook ile bağlayarak yapmıştık. Kapanırsa ne olacak?
  5. Kapatılmaz en fazla satılır.
  6. Altyapısına yazık.
  7. Bu yazının üstüne Facebook kapatılırsa Sosyal ağlar adına tüm bildiklerimi unuturum.

İşte bir haberden yola çıkarak bir süre içinde aklımdan geçen onlarca şey buydu. Facebook’ta bununla ilgili bir çok bağlantı paylaştım. Konu üzerinde gülmek için.

http://www.google.com/search?sourceid=chrome&ie=UTF-8&q=FACEBOOK+WILL+END+ON+MARCH+15th

http://www.facebook.com/pages/We-dont-like-that-FB-will-end-this-March-15/117394598333046

http://www.worldnewsinsight.com/will-facebook-end-on-march-15th/3705/

Facebook_by_Soshi_Hearthttp://www.m-gen.biz/detay.asp?id=1363

http://weeklyworldnews.com/headlines/27321/facebook-will-end-on-march-15th/

Aktif Sosyal Ağlar kullanıcısı olarak en temel olarak akla ilk gelenler bunlar. Bunlara eklenebilecek, Facebook uygulamaları,yenilikleri, Zynga gibi bir çok şey daha var.

 

23 Kasım 2010 Salı

Teşekkürler…

Eğitim Hayatı boyunca ve sonrasında teşekkür etmem çook fazla kişi var.

image

Bu iki çılgını bu açıdan çok sevdim. Elimden gelse ben de bir “thank you” ile katkıda bulunacağım.

http://dagobah.net/flash/thank_you.swf

 

 

Technorati Etiketleri: ,,,

MSP’ler hakkındaki yaygın önyargılar

 

MSP’ler hakkındaki yaygın önyargılar

Yukarıdaki video çok yerinde olmuş. Buna benzer sorular zamanında bana da çok soruldu. Şöyle bir geçmiş dosyaları karıştırırken bunu da yazayım dedim.

En komiği MSP nedir? Ne iş yapacaksın sen şimdi? Ne kadar maaş alıyosun? Bu sıralar ki favori sorum ise Sen Microsoft’ta çalışmıyor muydun şimdi niye ayrıldın? Gülüp geçiyorum şimdi. MSP olmak güzel bir fırsat ve deneyimdi.

Direk sonuca bağlayacağım;

Elinize geçen fırsatları değerlendirebilme imkanınız varsa kaçırmayın…